2 Haziran 2024 Pazar

H Harfinin Metafiziği

Bazı dinlerde İslam ve Budizm gibi H harfinin gerek manevi olarak trans hâliyle nirvanaya ulaştırması gerek islamda huu, hay diyerek yaratana karşılık gelecek şekilde zikir etmek bana hep ilginç gelmiştir. Mesela nefes çıkarırken H harfiyle çıkarmakla rahatlama durumları bu sesin kutsal bir ses olduğunu sezdiriyor sanki. Canımızı teslim ederken bile son faaliyetimiz olacağı düşünülünce H sesindeki meçhul yan ilginçleşiyor. Bunların dışında nefes meditasyonlarında sürekli olarak nefes verirken gırtlak kökenli sakin nefes verişler H harfinin ya da H ile başlayıp yanına getirilen değişken eklerin (-u, -um, -ım,-om,-ay) insanı sakinleştirmesi bende garip bir şekilde insan bedenine dair ilahi mesajlar veriyor olabilir mi düşüncesini doğuruyor. Sahiden de H harfi basit bir gırtlak ünsüzünden öte hem kendi başına hem yanına gelen eklerle insanı somut olarak rahatlatan ve bana ardında ilahi bir etki aratan garip bir harf... Türkçenin dışına çıkıp dünyadaki diğer alfabelerin de bağlamında değerlendirince özellikle Arapça, İbranice ve Amharic dilleri gibi sami grubuna ait dillerdeki bazı benzer ünsüzlere de rastladım. Bunlar kaf ve ayn olan ve kökeni sanki gırtlakmışçasına gözüken ünsüzler evet bu açık bir gerçek. Ancak bu ünsüzler, H harfi gibi sürekli değil ve dilediğimiz kadar çıkaramıyoruz. Hem sürekli hem hem sızıcı olması H harfini bambaşka bir düzleme oturtuyor. Gariptir ama sanki bütün matematiğimizin bağlı olduğu sistem çarklarından birisi gibi hissediyorum. Maksadım kesinlikle her şeyi bir harf tekilliğine indirgemek veyahut hurufilerinki gibi garip fikirler ardında toprağı eşelemek değil. Sadece bir harfin bana ilginç gelmesi ve bu harfin yapısını kendimce çözümlemektir. Bununla birlikte H harfinin kültürel anlamda pozisyonuna bir bakış atarak insan yaşamındaki bazı noktalarına değindim. Dillerin insan bilincindeki etkisi ilgimi çektiği gibi dilin metafiziksel olabilme ihtimali de ilgimi çekiyor. "Metafiziksel şeyler sadece rüyalar ve mucizelere indirgenemeyecek ölçektedir. Başka şeyler de insana merak kamçısı vurabilir"düşüncesinin bir ispatı da bence dilin ve onun içindeki örnekteki gibi H harfinin metafiziği , onun tarafımca incelenmiş fonetiği ve sosyal yaşamdaki konumu olabilir.

1 Haziran 2024 Cumartesi

Haritacı Düşünme

Yarışta önde olmak her zaman önde olmak değildir. Daha iyi bir haritası olan her zaman kazanır. Bir mahalleyi iyi bilen kedi kuştan daha fazla yol katetti diye kuş bakışına sahip olamaz. Elbette bir kedi ağaca çıkar ya da tepeden bakar ama bu yine de kuş bakışı olmaz çünkü her anlamda kesitsel bir durum, kedi bakışı için kaçınılmaz bir zorunluluktur. Haritacı zihinler, her zaman öz toplayan arılar gibi çalışır. Her durumun, her olayın ve her kişinin bulunduğu konumu,ittirdiği domino taşını veya ivmelendiği yönü hesaba katarak bilgileri alır ve işler. Olayların kesitsel gerçekliği ile bütünsel gerçekliği arasındaki farkı görür ve alacağı aksiyonu ona göre belirler. Bu zihinler, gereksiz bilgileri filtreleme konusunda uzmandır. Bir görüntü kirliliği eğer bütünde uyuma dahilse onun için önemsizken uyuma müdahil olmuyorsa da onun için önemsizdir. Leibniz'in tablodaki karmaşanın sadece ona olan mesafemizle ilgili olduğuna dair yorumu haritacı düşünürler için pratik bir gerçeklik içermektedir. Haritacı mantığın ana iskeletini oluşturan bir diğer unsursa olay ve olgulara yalnızca an perspektifinden bakmaması ve zaman bazında da geçmiş şimdi ve gelecekte olmuşlar, olabilirler ve olanlar arasında bir etkileşim kurma potansiyelini ellerinde bulundurmalarıdır. Bir olayın dününü vardayıp yarınını yordayabilir ve bunu bugünün anına, mekanına bağlı zihinlere aşılayıp kendi kanallarında diğerlerinin düşüncelerini de kendi potalarında rahatlıkla eritebilirler. Bana göre dünya vatandaşları, dünya bu kadar küreselleşirken ve veriler korkunç,önü alınamaz, bir şekilde artarken bu yöntemi denemelidir. Nicel verilerin bombardımanına maruz kalarak sürekli yeni bilgilerin açlığını hissetmektense doymuş ve zamanla pratik olan faydacı nitelikli veriyle kısmen aç kalmak bizi daha vizyoner yapabilir. Ayrıca dönüşümcü zihinler olmamızın da altyapısını oluşturabilir. Böylece bir at olup at gibi dört nala koşmaktansa bir binici olup atı dilediğimiz yöne veya gerekli olan yöne koşturma becerisini elde edebiliriz. Böylece gereksiz ayaklı kütüphanelere karşı bağışıklık kazanmıştır oluruz. Onların dağlar, okyanuslar olan kesitsel birikimlerine karşı daha farklı bütünsel açılardan bakma özelliğimiz ile en doğru bilgilere daha yakın bir hizada durabiliriz.

Özgünlüğün Olumsallığı: Anlamanın Sonsuz Yanılsaması

Bir metni anlamak… Kulağa sade gelen bu eylem, aslında insanın kendisini anlamasının en karmaşık biçimidir. Çünkü anlamak hiçbir...