28 Mayıs 2024 Salı

Toplumsal Antikorlar(2)

2- Her şeye rağmenlik düşüncesi 

Ülkemizde sürekli olarak bizi uçurumdan döndüren her şeye rağmen ile başlayan cümlelerimiz var. Bu cümle esas itibariyle bir tutunma vazifesi görüyor. Türkiye'de kıyamet kopsa dahi iyi bir şeylerin hâlen var olması kötü olan şeyleri bizim polyannacı insanlarımızın yoğunluğundan ötürü gölgeliyor ve hatta engelliyor. İnsanlarımızın ekserisinin yalanlara inanma sebepleri tamamen cehaletten değil ayrıca bir sebebi de iyi olana tutunmak olabilir. Daha doğrusu iyi olan olduğuna inandığı şekil bakımından iyi olana bir kök salmak da olabilir. Gelenekçiler bu tutunmayı eskide ararken yenilikçiler ise her an gündemin nabzında arıyor. Gelenekçiler kendileri gibi olunmasa fizik ötesi alemden tehditler savurup kötü şeyler olunca bunları ona yorarken ; yenilikçiler ise gerçekleri çok iyi gördüklerini iddia edip aslında manevi şeylerden yoksun kalarak ve her an kendi doğrularını ispata dayalı yaşayarak mesela yeni olan her çalışmanın gerisinde kaldığımızı iddia ederek bizi felaket senaryoları ile korkutuyor ve ayrıca gelenekselciliğe bir anti tutum belirleyip onlar gibi yaşarsak sonumuzun kötü olacağını bildirip aslında temelde haklı duruşları bile olsa kültürel tahribata sebep oluyorlar. Bu iki ayrık düşüncenin insanları ortak paydada yalnızca her şeye rağmenlik düşüncesi ile buluşabiliyor. Çünkü felaketler başta çok şiddetli oluyorken toparlanmalara ise her şeye rağmen düşüncesi ile başlanıyor. Bu ülkemiz için hem kötü olabilen hem de iyi olabilen bir düşünce şeklidir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Özgünlüğün Olumsallığı: Anlamanın Sonsuz Yanılsaması

Bir metni anlamak… Kulağa sade gelen bu eylem, aslında insanın kendisini anlamasının en karmaşık biçimidir. Çünkü anlamak hiçbir...