20 Eylül 2025 Cumartesi

Zorunlu Askerlik Yerine Bölgesel “Askeri Ehliyet” Önerisi


Türkiye’de zorunlu askerlik uzun yıllardır devletin varlığını koruma refleksinin en önemli araçlarından biri olarak sunuluyor. Gençler, kısa bir acemi birlik döneminde temel düzen, emir-komuta zinciri ve askeri yaşamla tanışıyor. Ancak bu model çoğu zaman mevsimlik işçilik gibi kuşaktan kuşağa aktarılan bir ritüele dönüşmüş durumda. Askerliğin faydasız olduğu söylenemez; erlerin birbirine “body” olması, sorumluluk paylaşımı ve birlikte hareket etmeyi öğrenmeleri değerli kazanımlar. Fakat işin teknik kısmına bakıldığında, birkaç defa yapılan atış eğitimi dışında arazi bilgisi, silah hâkimiyeti, spor ya da taktik anlamda yeterli bir birikim sağlanmıyor. Bu nedenle zorunlu askerlik, askeri vesayetin bir kalıntısı gibi görülebilirken, verimliliği tartışmaya açık.

Oysa daha farklı bir model mümkün. Türkiye, gençlerini rastgele bir kışlada toplamak yerine onları bulundukları bölgelerde, o bölgeyi en iyi bilen emekli askerlerin kuracağı ekiplerle eğitebilir. Nasıl ki ehliyet almak herkes için zorunluysa, “askeri ehliyet” de vatandaşlık görevi olabilir. Karadeniz’de yaşayan genç, bölgesinin dağlık arazisinde nasıl hareket etmesi gerektiğini; Akdeniz’de yaşayan genç, kıyı savunması ve sokak düzeni üzerine pratik bilgileri; büyükşehirde yaşayan genç ise kentsel kriz koşullarında nasıl organize olacağını öğrenebilir. Bu eğitim yalnızca askerlik mantığıyla sınırlı kalmaz, aynı zamanda coğrafya bilgisi, afet yönetimi, temel sağlık ve ekip çalışması becerilerini de kapsar.

Böyle bir modelin dünyada örnekleri var. İsviçre uzun süredir milis sistemini uyguluyor: vatandaşlar belirli aralıklarla eğitim alıyor, ardından rezervde tutuluyor. Finlandiya benzer şekilde bölgesel savunmayı önemsiyor ve geniş bir rezerv sistemine sahip. Norveç, İsveç ve Danimarka gibi ülkeler ise kadın-erkek farkı gözetmeden zorunlu hizmeti temel alan güçlü bir rezerv ordusuyla güvenliğini sağlıyor. Bu ülkelerin ortak noktası, savunmayı yalnızca profesyonel askerlere bırakmamak; halkın her bireyine en azından temel bilgi ve refleks kazandırmak.

Türkiye’de de “askeri ehliyet” modeli, zorunlu askerliğin hantallığını aşabilir. Eğitimin süresi altı ayı bulan klasik askerlik yerine birkaç ay sürecek saha odaklı programlarla vatandaşlar çok daha etkin hazırlanabilir. Eğitmenler emekli askerlerden seçilir, merkezi sertifikasyona tabi tutulur ve denetim mekanizması güçlü olur. Eğitim içeriği yalnızca savaş bilgisine değil, afet müdahalesi, ilk yardım, siber farkındalık gibi alanlara da uzanır. Kadınlar da bu programa dahil edilerek toplumsal eşitlik güçlendirilir.

Elbette sınırlılıkları da var. Türkiye’nin terörle mücadele geçmişi göz önüne alındığında, bu bilgilerin yanlış ellere geçmesi riski küçümsenemez. Bu yüzden katılımcılar için sıkı bir güvenlik soruşturması ve sicil taraması yapılmalı. Ayrıca bölgesel eğitim modeli, doğru planlanmadığında yerel milisleşmeye yol açabilir. Bunu önlemek için hukuki çerçeve net olmalı, parlamenter denetim ve bağımsız gözetim mekanizmaları kurulmalı. Programın siyasi tarafsızlığını korumak, güvenlik kadar önemli bir kriterdir.

Sonuçta zorunlu askerlik, bugünkü haliyle gençlere anlamlı bir katkı sağlamaktan uzak. “Askeri ehliyet” modeli ise hem savunma kapasitesini bölgesel bilgiyle güçlendirebilir hem de toplumun her bireyine gerçek bir kriz anında işe yarayacak beceriler kazandırabilir. Profesyonel ordunun yanında, bilinçli ve eğitimli bir vatandaş topluluğu oluşturmak Türkiye’nin güvenliği kadar toplumsal dayanışması için de büyük bir adım olur.

1 yorum:

  1. Bu yazıda askerlik ve erkek zorunlu ilişkilendirmesinin dışına çıkıp kadınların da bu ehliyeti alması gerektiğine değindim. Ancak bunlara ek olarak kadının tekeli ya da zorunlu görevi gibi görünen ev işleri ehliyeti ya da kadınsı görünen işlerin ehliyeti şeklinde zorunlu ehliyet neden olmasın düşüncesi gelişti. Ancak bu da yetmez. Hayat kadının dünyasında erkek ve erkeğin dünyasında kadın merkezinde bir yerde değil. Çocuğun dünyasında yetişkin ve yetişkinin dünyasında çocuk olarak bir terazi kolu daha var. O hâlde çocuk dünyasında yetişkin için ayrı bir ehliyeti; yetişkin dünyasında çocuk için ayrı bir ehliyeti de düşünmemiz abes olmamalı ancak bunu nasıl gerçekleştirebiliriz? Bunun için düşünmek gerekiyor.

    YanıtlaSil

Özgünlüğün Olumsallığı: Anlamanın Sonsuz Yanılsaması

Bir metni anlamak… Kulağa sade gelen bu eylem, aslında insanın kendisini anlamasının en karmaşık biçimidir. Çünkü anlamak hiçbir...