28 Mayıs 2024 Salı

Derinler

Derin düşünmenin herkes için doğru bir davranış olmadığını düşünüyorum. Çünkü kayık sahibi olanlar da derinlerin hayalini kuruyor bir transatlantik veya denizaltı sahibi olanlar da kuruyor. Kayık sahibi kendi sınırlarını aştı diye ona bir yelkenli vermiyorlar ama her yelkenlisi olan da derinlere gitmiyor. Mümkün oldukça aklı başında olan insanlar ölçüleri dahilinde açılıp sınırlarını bilerek dönmeliler. Ama bir de deliler var. Onlar gökyüzü mavisi ile denizin mavisinin kavuştuğa dalgalarca derinlere gitmek niyetindeler. Bu çoğu zaman alenen intihar ama yine de gitmekten geri durmuyorlar çünkü içlerinden bazıları ondan daha aşağı ama yine yüksek dalgalardan dönüp tekrar kıyıya varmış olanlar. Herkes bir gemi kaptanı özünde ama bazıları korsan tiniyetinde. Gerek özleri böyle gerek derinler deliyi daha da delirtmiş. “Fırtına geçtikten sonra nasıl atlattığınızı hatırlamayacaksınız, nasıl hayatta kaldığınızı da. Ancak bir şey kesindir; fırtınadan çıktıktan sonra fırtınaya girenle aynı insan olmayacaksınız.” demiş Haruko Murakami. Böyle bakınca sahiden artık bir önceki maceranın kahramanı değil yalnızca ders alanı oluyorsun ama yeni maceranın kahramanı olmak istiyorsun. Söz gelimi bir önceki maceranın kahramanı dalgalarla boğuşmuş tonlarca yaşantı timsali su yutmuş ölmemiş ve dönmüş olup bir diğer merakına yani suyun en derinlerine bir denizaltı inşa eder. Artık derdi yelken kıvırma değil basınç azaltma olacaktır. İnsan bir cihatçı evren ise darul meraktır

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Özgünlüğün Olumsallığı: Anlamanın Sonsuz Yanılsaması

Bir metni anlamak… Kulağa sade gelen bu eylem, aslında insanın kendisini anlamasının en karmaşık biçimidir. Çünkü anlamak hiçbir...