Yıllar 2006'yı gösteriyordu.Ben o zamanlar muhabbet kuşu hastası kedi delisi bir çocuğum.Bir hayvan sevgisi almış gidiyor içimde.Babama bir ısrar ama adam çalışıyor market boş kalmaz.Sonra neneme söyledim o dedemin Eminönü'ne gideceğini oradan alabileceğimizi söyledi.Ben babamdan onay aldım tuttum dedemin elinden.Kedimiz Çakmak demir gıcırdayan kapıyı açınca bir "miyav" seslendi.Sonra ver elini Eminönü.Mevsimlerden yaz, bir İstanbul öğlesiydi havada martılar salvo atıyordu.Ben dedemle pet shopa varınca hemen kuş alacağız sandım.Bir çift fiyatı sordu dedem.Eski kuşçudur,güvercin uçurur İspir Ahmet derlermiş lakabına.İspir adı bir güvercin türünden dolayı herhalde.Kuşcu kahvelerinde yeni türler alır damda uçururmuş nenem ise bu durumdan hiç hoşnut olmazmış.Mizar-Nizip arası yürür uzun yol arşınlar dökülen bacak kıllarını ise köse olmaya değil sürtünmeye bağlardı.Dedem garip adamdı.Gençliği yoksulluk içinde geçmiş,babası askerde yalan bir haber yüzünden intihar edince annesi amcasının karısı olmuş.Bunu dinleyince üzülürdüm dedeme.Böyle bir çocukluk geçmiş,annesinin amcasından yediği dayaklarına şahit olmuş çocukken belki özgüveni bundan kırılmış belki bundan dolayı nenem tarafından "erkek" konumunda görülmemiş eski nesil bir adamdı.Dedemin öz ve üvey kardeşleri varmış üveyler amcasından öz ise ne yapardı bilmem.Ama anımsadığım "kuttuk"(küçük) Hayri derlermiş.Babamın dediğine göre güçlü adammış ve birini de vurduğunu duymuştum.Dedem bu şartlarda büyümüş saf ve pısırık kalmış ama yine de güçlü bir anne sayesinde kız almış aile kurmuş.Nenemi çok paraya aldığını söylerdi.Sonra bu güçlü kadın figürü neneme devrolmuş.Dedem eski kuşçudur dedim ya asıl mesleği şoförlüktür.Antep-Nizip-Uluyatır arası mekik dokur, kâh arabayı sürer kâh muavinlik yapar,geldiği gittiği yerlerden kendince eşyalar getirirmiş.Dedemin eşyaları ve saçları 80'ine kadar kıymetli kaldı.Mesela teyip mi aldı.En iyisi dedeminkidir.Aynısından alsan yine de dedeminkidir.Bu aklı salim kaldığı son döneme kadar geçerli bir kural olarak kaldı.Bazen köy damlarında türkü söylerken duyardım dedemi.Sanırım niyeti bir aşık yahut türkücü olmaktı bilinmez.Sonra akıl sağlığı bozulunca yaşadığı sanrılar bunu destekler.Pavyonda türkü söylediğini yapımcıların pesinden koştuğunu falan dillendirirdi bu sanrılar...Nenem yaşarken dedem ona gaddardı ama ölünce eksikliğinden dolayı sanırım duyguları canlandı, hüzün dedemde nenemin hatırası olarak kaldı.
Neyse Eminönü'ne dönelim kuş dükkanda kaldı, adam çiftine yirmi ytl bir fiyat verdi dedem satın almadı "hadi gidelim"dedi namaza yürüdük.Yaşım sekiz önümde telaşla cumaya yetişmeye çalışan insanlar ve garip geldi Valide Sultan Camii.Ardından kuşçuya döndük.Dedem yine fiyat sordu,ben unuttu sandım meğer fiyat kırmakmış niyeti.Ama ben ise fiyatı adam yerine söyleyince elimi sıktı ve kızdı homurdandı ve verdi yirmi ytl'yi.Aldık kuşları bende bir sevinç ama o kuşlar da kuş gribi yüzünden korkudan uçuruldu ayrı mesele.Bugün sabah dolaylarında ebediyete intikal etti dedem,ben ise anısı yaşasın diye bir anımızı dokudum.İyi yaşadın dede,en azından yetişkin ve ileri yaşların gamdan yoksun geçti.Trt'yi izlerdin, haberleri dinlerdin,aşk dizilerinde ana tespit olarak başrollere"bu bunu seviyor" diyerek dizileri daha başlamadan bitirirdin.Kağıt severdin pişti yahut pimpirik ve bir de ellerimizi birbirimize vurduğumuz sıra vurana gelince kaçırdığımız "mesten" oyunu vardı.Kağıt falı bakardın tutmayınca bir kağıdı alttan üste çekerdin lafın gelir fal tutardı.Aklımda nenemle kavgalarınız, yalandan boşanma girişimleriniz kaldı.Bunları hep tebessüm ile hatırlarım,iyi miras.Sıskaydın ama sertti kemiklerin,parmağın değince kemiklerim acırdı.Ama yine de iyi adamdın,kendi hâlinde zararsız adamdın.Bir saatin vardı hatıra ama onu da kime verdin kim bilir?Öyle ya saatsiz bir yere gittin saatle ne işin olacaktı ki...Ama bir hatıra gerek bana o yüzden ölümüne yakın bize geldiğindeki mahcup gülüşlerin hatıramda bana senden yaren olacak rahmetini o tebessüme gömdüm fatihanı o taşıyacak.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder