21 Temmuz 2025 Pazartesi

Balıkçı


Taşı aldığı gibi fırlattı. Kıyıda esen rüzgar ona bir falso verip suyun üstünde birkaç kez sektikten sonra düştü. Su taşı yutmuştu. Ama yutarken soğurduğu taştan da bir baloncuk doğurdu. İlginçti. Aklına bazı yıldız türlerinin yok olurken yepyeni bir cüce gezegeni var etmesi geldi. Küçücük bir baloncuktu ve patladı. Sonra kulübesinde döndü hayli çalışmış ve yorgun düşmüştü. Balıklarıyla ziyafetini çekti. Masada gergin gecelerde kırdığı kül tablası ve birkaç bayat sigara vardı. Sönmüş izmaritler yeni bir yangın bekliyordu. "Bir dakika bu aynı balon ve yıldız gibi" diye düşündü ama iyice delirdiğini fark edip oltasını kaptığı gibi dışarı fırladı. Durunca ahmaklara özgü düşünme hastalığına yakalanıyordu o hâlde çalışmalıydı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Özgünlüğün Olumsallığı: Anlamanın Sonsuz Yanılsaması

Bir metni anlamak… Kulağa sade gelen bu eylem, aslında insanın kendisini anlamasının en karmaşık biçimidir. Çünkü anlamak hiçbir...