Taşı aldığı gibi fırlattı. Kıyıda esen rüzgar ona bir falso verip suyun üstünde birkaç kez sektikten sonra düştü. Su taşı yutmuştu. Ama yutarken soğurduğu taştan da bir baloncuk doğurdu. İlginçti. Aklına bazı yıldız türlerinin yok olurken yepyeni bir cüce gezegeni var etmesi geldi. Küçücük bir baloncuktu ve patladı. Sonra kulübesinde döndü hayli çalışmış ve yorgun düşmüştü. Balıklarıyla ziyafetini çekti. Masada gergin gecelerde kırdığı kül tablası ve birkaç bayat sigara vardı. Sönmüş izmaritler yeni bir yangın bekliyordu. "Bir dakika bu aynı balon ve yıldız gibi" diye düşündü ama iyice delirdiğini fark edip oltasını kaptığı gibi dışarı fırladı. Durunca ahmaklara özgü düşünme hastalığına yakalanıyordu o hâlde çalışmalıydı.
21 Temmuz 2025 Pazartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Özgünlüğün Olumsallığı: Anlamanın Sonsuz Yanılsaması
Bir metni anlamak… Kulağa sade gelen bu eylem, aslında insanın kendisini anlamasının en karmaşık biçimidir. Çünkü anlamak hiçbir...
-
Acaba bilmeli miyiz yoksa farkında mı olmalıyız? Bir şey hakkında bilgisi, mâlûmâtı olmak, o şeyi öğrenmiş bulunmak bilmek olara...
-
“Zaman, tek yönlü akan bir nehir midir; yoksa bizi geçmişin değil, geleceğin inşa ettiği bir kurgu mu?” Bugüne kadar zaman hakkında düş...
-
“Tüm gördüğümüz ya da göründüğünü sandığımız, yalnızca bir rüya içindeki rüyadır.” ...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder